Bir evcil hayvanın sağlığıyla ilgili en çok soru alan konu beslenmedir. Mama torbasının üzerindeki tablolar, internetteki birbirine zıt öneriler ve "benim kedim şunu yiyor" tavsiyeleri arasında kaybolmak kolay. Oysa hayvan beslenmesi ve beslenme planı kurmanın mantığı oldukça basit bir soruya dayanır: Bu canlı hangi türden, kaç yaşında, ne kadar hareket ediyor ve hangi besinleri sindirebiliyor? Bu dört soruyu doğru yanıtladığınızda, geri kalan detaylar kendiliğinden yerine oturur.
İlk ve en kritik ayrım türler arasındadır. Aynı evde yaşayan bir kedi ile bir köpeğin ihtiyaçları birbirinin yerine geçmez.
Kediler zorunlu et yiyicidir. Vücutları taurin, arakidonik asit ve A vitaminini bitkisel kaynaklardan üretemez; bu maddeleri hazır olarak hayvansal proteinden almaları gerekir. Bu yüzden kedi maması yüksek protein içerir ve kediye uzun süre köpek maması vermek ciddi eksikliklere yol açar.
Köpekler omnivora yakındır. Etin yanında tahıl, sebze ve baklagillerden de enerji alabilirler. Yine de protein kalitesi köpek beslenmesinde belirleyicidir.
Kuşlarda tür farkı çok keskindir. Muhabbet kuşu ve kanarya tohum ağırlıklı beslenirken, papağan türleri meyve, sebze ve pelet karışımına ihtiyaç duyar. Yalnızca ayçekirdeği verilen bir kuş, yağ fazlası ve vitamin eksikliğiyle karşı karşıya kalır.
Tavşan, kobay ve hamster grubunda ise lif her şeyin önündedir. Tavşan ve kobayın günlük beslenmesinin büyük bölümü kuru ot olmalıdır; sürekli büyüyen dişlerin aşınması ve sindirim sisteminin çalışması buna bağlıdır. Kobaylar ayrıca C vitaminini üretemez, bu yüzden taze biber gibi kaynaklara ya da takviyeye ihtiyaç duyarlar.
Aynı türün içinde bile ihtiyaç sabit değildir. Büyüme döneminde protein ve kalsiyum talebi yüksektir; yaşlılıkta ise böbrek ve eklem sağlığını koruyan, daha az kalorili formüller öne çıkar.
Boyut özellikle köpeklerde ayrı bir başlıktır. Büyük ırk yavruları çok hızlı büyürse eklem problemleri riski artar; bu nedenle büyük ırklara özel mamalarda kalsiyum-fosfor dengesi ve enerji seviyesi kontrollü tutulur. Küçük ırklar ise küçük mideleriyle daha yoğun besin ihtiyacı duyar ve tanecik boyutu çiğnemeyi kolaylaştıracak şekilde küçük olmalıdır.
Mama paketindeki tablo bir başlangıç noktasıdır, kesin reçete değildir. Kısırlaştırılmış, apartmanda yaşayan ve günde yirmi dakika oyun oynayan bir kedi, tabloda yazan miktarın altında kalorici ihtiyaç duyabilir. Uygulanabilir yöntem şu: iki hafta boyunca önerilen miktarı verin, ardından vücut durumunu değerlendirin. Kaburgalar hafif bastırınca elle hissedilmeli ama gözle sayılmamalı; yukarıdan bakıldığında bel çizgisi belirgin olmalı. Bu ölçüt çoğu tartıdan daha güvenilir bilgi verir.
Etiket okumak, marka isminden çok daha fazla şey anlatır. İçindekiler listesi ağırlığa göre sıralanır; ilk üç madde ürünün karakterini belirler.
Yaş mama ile kuru mama arasında seçim yapmak zorunda değilsiniz. Kuru mama pratik ve ekonomiktir, yaş mama ise su alımını artırır; bu özellikle az su içen kediler için değerlidir. İkisini birlikte kullanacaksanız toplam kaloriyi hesaba katın.
Yeni mamaya ani geçiş ishal ve kusmaya yol açar. Geçişi 7-10 güne yayın: ilk günler yeni mama karışımın dörtte biri olsun, her iki üç günde oranı artırın. Bu süreçte dışkı kıvamını izlemek, ürünün uygun olup olmadığını anlamanın en hızlı yolu.
Bazı besinler evcil hayvanlar için toksiktir ve miktar azlığı güvence sağlamaz:
Ödül mamaları ve atıştırmalıklar da plana dahildir. Genel kabul gören yaklaşım, ödüllerin günlük kalorinin küçük bir bölümünü aşmamasıdır; eğitim çalışmalarında bol ödül kullanıyorsanız ana öğünden biraz kısmak dengeyi korur.